Sertifikalı ve sertifikasız ürün kullanımı sektörde hâlâ tartışma konusu.
Kimi firmalar “test yeterli, sertifika zorunlu değil” diyor, kimileri ise sertifika olmadan güvenlikten söz edilemeyeceğini savunuyor.
Peki sizce hangi yaklaşım doğru?
DKM İnşaat & Danışmanlık firmasına yaklaşık 10 ay önce yöneltmiş olduğum üç soruya verdikleri yanıt için tekrar teşekkür ederim. Aşağıda, firmadan gelen yanıttan alıntılarla birlikte kendi sorularımı paylaşıyorum.
Firmanın cevabından alıntı:
İlk soruda gündeme gelen konu, sertifikasız ürünlerle yapılan uygulamaların sismik koruma kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği idi. Firma, sertifikalı ürünlerin yanı sıra UL veya FM belgesi bulunmayan, ancak ASHRAE normlarına göre test edilmiş ürünleri de pazarladıklarını ifade etmektedir. Bu testlerde TÜV’ü “third party” olarak referans aldıklarını ve hesaplamaları buna göre yaptıklarını belirtmiştir. Ayrıca Amerika ve gelişmiş ülkelerde sertifika zorunluluğu bulunmadığını, esas olanın dayanım testleri olduğunu vurgulamışlardır. UL sertifikasının ürünlere güç kattığını da ifade etmişlerdir.
Firma, “Bizce de zorunluluk değil” ifadesiyle sertifikasyon konusuna yaklaşımını özetlemiştir.
Üçüncü soruya ilişkin olarak ise, halatın yalnızca orijinal parçayla verilmesinin her zaman mümkün olmayabileceğini, farklı bağlantı aparatlarıyla da kullanılabildiğini; ancak halatın zayıf nokta olduğunu belirtmişlerdir.
Yanıtınızda yer alan “Bizce de zorunluluk değil” ifadesine açıklık getirilmesi rica olunur. Burada kastedilen “biz” ifadesi yalnızca DKM İnşaat & Danışmanlık firmasını mı kapsamaktadır, yoksa sektörde faaliyet gösteren “siz ve benzeri firmalar”ı mı kapsamaktadır?
Bilgilerinizi ve açıklamanızı rica ederim.
Sitenizde paylaşmış olduğunuz makaleden alıntı aşağıda bulunmaktadır.
“UL(Underwriters Laboratories Inc.) Onayı Nedir?
UL Onayının Önemi
UL onayı, özellikle elektrikli cihazlar, elektronik ekipmanlar ve endüstriyel ürünler gibi risk potansiyeli yüksek ürünlerde büyük bir öneme sahiptir. Bu onay, ürünün belirli güvenlik standartlarına uygun olduğunu gösterir ve üreticilerin, kullanıcıların güvenliğini sağlama sorumluluğunu yerine getirdiğini belgelemektedir. UL sertifikasına sahip ürünler, hem üreticiler hem de tüketiciler için büyük bir güvence sunar. Onay aynı zamanda ürünün uluslararası markette bilinirliğini ve güvenilirliğini artırarak, üreticinin itibarına katkıda bulunmaktadır.
UL Onayının Avantajları
UL onayı, ürünlerin uluslararası pazarda kabul görmesini kolaylaştırır. Birçok ülke, UL sertifikasına sahip ürünlerin ithalatını kolaylaştırırken, bazı ülkeler ise bu onayı zorunlu kılmaktadır. Bu sertifika, üreticilerin global pazarda rekabet edebilirliğini artırır ve tüketici güvenini pekiştirir. Ayrıca, UL sertifikası, ürün sorumluluğu ile ilgili yasal sorunları minimize ederek, üreticilere önemli bir koruma sağlar.
DKM İnşaat & Danışmanlık olarak, binalarda yapısal olmayan bileşenlerin sismik korumasını sağlayan çözümlerimizden Loos&Co’nun sismik halatlarını UL Onay güvencesi ile sunuyoruz.”
Alıntıladığım paylaşımda belirtmiş olduğunuz ŞARTNAME konusu ayrı yayın konusu olacak durumda olup sektörümüzde kanayan başka bir yaramız maalesef. Bu konuyu sonra ele alacağız.
Paylaşımınız ile ilgili olarak acizane bazı sorularım olacak.
1- Bu zamana kadar sertifikasız sismik koruma ürünü verdiğiniz projeler bu durumda sismik koruma açısından korunmamış mı oluyor?
2- Ürünlerin UL Listed sertifikalı olması gerektiğini bildiğiniz halde sertifikasız ürün satışınızı nasıl değerlendirmek gerekir?
3- Sismik korumada NFPA-13’e göre sismik korumayı sağlayan ve set olarak UL Listed onayı alan ürünler için sadece sismik halatı onaylı verip seti oluşturan diğer ürünleri (yüksük ve braket) sertifikasız veriyor musunuz?
Oğuzhan bey merhaba,
3 soruyla önemli noktalara dikkat çekmişsiniz. İlginize teşekkür ederiz öncelikle.
Birinci soruda geçen konu sertifikasız ürünlerle sismik koruma yapılmamış mı oluyor şeklindeydi.
1999 depremi sonrasında Amerika’da aldığımız eğitimlerle, ülkemizde de benzer firmalarla beraber bilinç oluşturup yaygınlaştırmaya çalıştık.Sektör çalışanlara sizler gibi ne kadar bu konulara eğilirse o denli gelişecektir aslında.
Biz ve benzeri firmalar; serftifikası olan çeşitli ürünler pazarlarken UL ya da FM sertifikası olmayan ASHRAE normlarında testleri yapılmış ve kapasitelerini bidiğimiz ürünleri de pazarlıyoruz. Bu testleri de TÜV’ü third part olarak kullanarak yapıyoruz.
Hesaplarda buradan aldığımız sonuçlara göre yapılmaktadır.
Amerika’da ya da gelişmiş ülkelerde de illa bir sertifika zorunluluğu yok. Sertifikalar güç katıyor fakat asıl olan dayanım testleridir.
Bir diğer konu da bu sismik hesapların altına imzasını atan bizler, belki de sizler gibi, mühendislerin sorumluluğu yüklenmesidir.
Benzer bir sorumlulukla son deprem sonrası firma mühendislerimizi deprem bölgesine gönderdiğimizde, koruma verdiğimiz projelerdeki tesisatlarda hasar olmadığını da ne mutlu ki tespit ettik.
İkinci sorunuz için: UL sertifikası olması elbette ürünlere güç katıyor. Bizce de zorunluluk değil.
Sismik ya da başka bir konuda projeci ya da tasarımcının sertifikalara atıfta bulunması dünyanın her yerinde sıklıkla kullanılan bir tanımlama ve yol gösterme metodudur.
3. soruda halatı yalnızca vermek ya da orijinal parçalarıyla vermek konusu var. Halatın kullanım yeri her zaman orijinal parçaya uygun olmayabiliyor. Farklı bağlantı aparatları da kullanılabiliyor. Ayrıca zayıf nokta halat.
Burada şartname konusunda değindiğiniz sıkıntılar ortaya çıkabiliyor zaman zaman.
Yanlızca halat istenebiliyor.
Sektörde onaydan daha çok altına imzayı atan kişinin sorumluğu ön plana çıkmalı diye düşünüyoruz biz de.
Sanırım siz de bunu kastediyordunuz.
Amerika’daki gibi bizde de PE mekanizması (Professional Engineer) benzeri bir oluşum kurulursa biz mühendisler olarak tamamen sorumluluğu üzerimize alabiliriz.
Kaldı ki biz firma olarak sattığımız her şeyi üretebilmek istiyoruz.
Bunları da ülkemiz kaynakları ve mühendisleriyle yapmak istiyoruz. Bu durumda kendi testlerimiz ve sertifikalarımız öne çıkacaktır.
Tekrar ilginize ve konuya çektiğiniz dikkate teşekkür ederiz.
#yapısalolmayan #yapisalolmayan #yapısalolmayanelemanlar #yapisalolmayanelemanlar #nonstructuralelements #yapısalolmayantaşıyıcıeleman #nonstructuralbearingelement #yota #yoe #sismik #seismic #sismikkoruma #seismicprotection #seismicrestraint #sismikkısıtlama #sismikönlem #seismicprecaution #sismikaskılama #seismicsupport #swaybracing #sallanma #sismikmühendisliği #seismicengineering #sismikhesap #seismicaccount #sismikprojelendirme #seismicprojecting #sismikdanışmanlık #seismicconsultancy #swaybrace #rigitseismic #rijitsismik #yangıntesisatısismikkoruması #fireinstallationseismicprotection #sismikhalat #seismiccable #seismicrope #yangınyönetmeliği #yangınşartnamesi #depremyönetmeliği #depremkoruması






